01 Ekim 2007 Pazartesi

Hepimiz İnsanız

Bilirsiniz artık adet haline gelmiştir yaz Kur’an kursları.Hepimiz zamanında kısa veya uzun süreli girmişizdir maneviyat kokan bu kurslara.Elif cüzümüz elimizde, küçük adımlarla çıkardık yola arkadaşlarla.İlk önce verilen dersi geçmeye çalışırdık, sonra da dua öğrenirdik.

Çoğumuz çocukluğumuzun bir bölümünü Kur’an kurslarında geçirmişizdir öyle değil mi?Bunlar güzel şeyler aslında.Git gide saçmalaşan ve sapkınlaşan dünyada bu gibi eğitimlerin olması gerekiyor.Ama bazı kör ideolojiye sapmış kimseler bu durumu hiç sıcak bakmıyorlar.Hatta daha “kör” kimseler tahammül bile edemiyorlar bu duruma.

Geçenlerde bir gençlik dergisinde, bir genç yazar ukalaca bir tavırla 10 yaşındaki bir kızın başı kapalı bir şekilde “sabah sabah” Kur’an kursuna gittiğini görünce çok üzülmüş. “O küçük kız çocuğunun suçu günahı ne?” diye soruyor bizlere!

İslami yaşantıdan uzak bir yaşam tarzını benimsemeyi “çağdaşlık olarak” kabul gören sevgili yazar arkadaşımız, maalesef yeryüzündeki değerlerden bihaber bir arkadaşımızdır.Kabul görmediği bir düşünce sistemini hor gören bu arkadaşlar maalesef toplumumuzu kutuplaştırmaktadır.Kendisinden ve kendi ideolojiden başka düşünceyi “öteki” olarak gören ve aşağılayan bu tür insanlar, toplumlarına en büyük zararı vermektedirler.

O arkadaşımızın inancına göre o kız çocuk acınacak haldedir ama benim inancıma göre o küçük çocuğuna o güzel yolda melekler eşlik ediyor.Zaten sözü edilen arkadaş aykırılığı ayrıcalık olarak gören bir arkadaş.Belki de çok ünlü popüler bir yazar gibi “inanmamanın tuhaf lezzetini” tadıyordur.

Şöyle bir toplum bilincine sahip olsak acaba nasıl olurdu?Herkesin farklı ama eşit olduğu, inançlarının ve düşüncelerinin saygı duyulduğu, “ben yanılıyor olabilirim, sence?” demeyi bilen insanların platformlarda ortak doğruyu arama çabası içerisinde olan insanlarla dolu bir toplum.Böyle bir toplum eminim dünyaya en iyi şekilde örnek olan bir toplum olurdu.

Yanılmış ve benliğine yalan söyleyen insanlar dalga geçe dursunlar dünya ile biz birbirimizi dinleyelim.Yaradan’ın gerçeklerini körü körüne yok saymak ya da hor görmek özgürlük değildir aslında.En büyük özgürlüğümüz inançlarımızdır.Tabii sarılabilirsek inançlarımıza ve dinleyebilirsek insanları…

Bilmem belki yanılıyorumdur, yanılanların olduğunu varsaydığım satırlarımda.Hepimizin o kadar çok ortak paydası var ki.Mutlu olmak gibi mesela.Hadi gelin ortak paydalarımızda buluşalım.10 yaşındaki küçük kız çocuğu, göğsüne aldığı küçük kutsal kitabıyla cami yollarında küçük adımlarla ilerlerken biz de daha güzel bir dünya için buluşalım…
'
'
'
Not:Bu yazıyı yaklaşık bir ay önce kaleme almıştım.Yayınlamak bugüne nasipmiş.

0 yorum: