04 Ekim 2007 Perşembe

Bir Gecede İçimden Geçenler

Gecenin saat 3’ü.Gözlere uyku daha yeni geliyor.Uyumadım uyuyamadım nedense bu gece.Biraz internette takıldım, sonra biraz dergi okudum.Sıkıldım şimdi de yazı yazıyorum.

Yazıya başlarken kafamda hiçbir şey yoktu.Ne yazacağımı bilmiyorum.Ellerim klavyenin üzerinde bende merak ediyorum nelerin çıkacağını.

Düş Sokağı Sakinleri’nin anlamakta zorluk çektiğim şarkılarını dinliyorum.Sonra ikinci defa bir yerel gazete çıkan yazıma bakıyorum.Ve kendimce hayalime doğru emin adımlarla ilerlediğim için kendimce kutluyorum bunu gülümseyerek.

Öyle “yazar olacağım” dediğinde insanlar seni hiç kâle almamıştı ve üstüne üstün dalga geçmişlerdi.Ama sen sağ olsu bu blog kavramı sayesinde yazarlığa doğru gidiyorsun.Laf açılmışken bir teşekkür borcum var birisine.Sevgili Cihan Tekin.Fazla açıklama yapmayacağım ama beni yazarlık konusunda yüreklendiren ilk isim kendisi olmuştur.Teşekkürler Parantez.

Ve şimdi yanımda olup bana yine destek olan İbrahim’e, Adnan’a, Safa’ya da teşekkürler.Ve Allah’a da sonsuz teşekkürler, yüzümü güldürdüğü için bu günlerde.



Her an yeni bir blog sayfasına geçeceğimin haberini şimdiden vereyim.Hoş gerçi kimse okuyor ki zaten beni.Ama olsun, ben yine de duyurayım.Zaten buradaki tüm yazıların hepsi, yeni web sayfasına ısınmak amacıyla yazılıyordur.Yani sitem yayına girene kadar burada takılacağım anlayacağınız.

Şu an gecenin bu saatinde, Düş Sokağı Sakinleri eşliğinde ne gider en iyi.Bence biraz Margot okusam iyi gelecek.

İyi geceler Dünya…

0 yorum: